İşin `temps perdu`(kayıp zaman) kısmı çok karışık ve tetikleyen oldu aslında, burdan başlayarak `kayıp zamanı`her şeye yapıştırabilir kişi.
Moustaki`nin Le Métèque den cımbızlanan bir söz kümesiydi... anında Marcel Proust`a yönlendirdi düşünceyi ve ondan ç`aldım, vardığım fena halde Foucault oldu... `Les dits et écrits (söylemler ve yazılar) , les mots et les choses (kelimeler ve şeyler)`, sonuç (à la recherche) ara-n-ma mı olur, (verbe savoir) bilmek fiili mi/ idrak! mı olur, (à savoir comment!) ve de iyi de nasıl bilmeli mi? olur, göreceğim...
Ve daha geçenlerde `nihayetinde gerçek diye bildiğinizin gerçek olmadığı mı, bilmediğiniz bir gerçek mi bizi daha çok etkiler` diye kendi kendime hislenip h`içlenirken üzerine tuz, biber...
Şimdi biraz daha okuyup ``karışma`` zamanı :)
15 Kasım 2010 Pazartesi
à la recherche du temps perdu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)