9 Ağustos 2011 Salı

pencere


sekiz günlük sürpriz bitez tatilinde en çok bu pencere olmak istedim...

yolculuk fikri birden gelişiverdi, annemin tahlil sonuçlarını ana karada stres altında merakla beklemek yerine farklı bir mekanda daha keyifli bir şekilde o süreci geçirmek fikrinden çıktı... internet ortamında rezervasyonlar yapıldı ve yola konuldu, annem ve ben ana karadan, kardeşim ve küçük kızı da istanbul' dan yola düşüverdik... bodrum havaalanında buluştuk ve bitez' e kalacağımız otele vardık ki, şok!!! internet ortamında yaptığımız rezervasyon otele bildirilmemiş ve otelde yer yok! sinirler gerildi, kelimeler de, bize 2 oda yerine bir suit verilmesi ile sorun çözülüverdi... sonrası pek keyifli bir tatil oldu...

otelde alman, rus, italyan ve polonyalı müşteriler arasında resmen azınlık psikolojisi yaşadık, korkunçtu... havuza girerken duş alınması gerektiği halde hiç biri bunu yapmıyordu (bir ingiliz kadın hariç...) işin hijyen kısmı; aklımız kıçlarının boklu olup olmadığına takıldıkça sorgulandı durdu... bir de rusların babasının malıymış tavrındaki yayılımcı ve gürültülü havuz sefalarıı, gerçek anlamda bir kabustu.

konaklama tam pansiyon her şey dahil olunca, korkunç bir tüketim çılgınlığı sergileniyor... sabah kahvaltısında bardak bardak bira içen, tatlıları tabak tabak tüketen, bir-iki kaşık ile karnı doyacakken kepçe ile israfa varan bir tüketim...yetmezmiş gibi bir de ara öğün olsun diye havuz kenarı ya da deniz kenarında yenmek üzere kağıtlara sarılıp torbalara zulalanan yemekler... tabaklarda kalıp çöpü boylayan artıklar... tömbekleri şişmiş insanlar! ... resmen insanı yemekten soğutuyor!

güzel şeyler de vardı elbet, güler yüzlü personel... müzik ve gürültünün gecenin onbirinde son bulması, kuş ve cırcır böceği sesi ve bahçe... çiçekler... işte begonviller arasında kaybolmuş bu pencere, bana -o mekanda- en büyük keyfi verendi.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder